bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


Abdil KARAKUŞ

facebook-paylas
HAKİKAT BU MU?
Tarih: 13-09-2019 06:01:00 Güncelleme: 13-09-2019 06:01:00


Önce hafta başında okula başlayan yavrularımızı tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.

Ve gündelik hayatımızda dillendirdiğimiz iddiaların, doğru bir eğitime ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösterdiğini, vurgulamaya çalışmak istiyorum.

“On tane oğlum olacağına bir tane kızın olsa bana bakardı” yargısını çok yaygın olarak duyuyoruz.

Belki bu yazıyı okurken ve ilk yargı cümlesini bitirince ‘haklı vallahi’ dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bu yargı yanlış ve yanlıştan kaynaklanan bir yargıdır.

Hani bir söz var ya ‘inandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanırsın’ tam da böyle bir durumdayız.

İnancımız, mirastan erkeğe iki pay ayırır ki, Allah'ın üzerine yüklediği sorumluluğu taşıyabilmesi için maddi destek sağlansın diye. Eşini, çocuklarını, ebeveynini, Devleti'ni, malını, vatanını ve namusunu korumayı yaratan önce erkeğe yüklemiştir.

Anne-babaya düşen evladını bu sorumluluğu taşıyacak donanımda yetiştirmektir.

Her varlığı kendi tabiatında yetiştirmek ve yaratılış özelliklerini göz önüne alarak sorumluluk yüklemek lazım. Değilse kurallar bozulur ve karışır. Sonra biz mumdan gemi ile ateş denizini geçmeye yelteniriz.

Deniliyor ki, kız evlat ana-babasına bakıyor,  kız evlat hayırlı, erkek evlatta hayır yok.

İyi de güzel kardeşim bizim kızımız bir beyin eşi değil mi, bizim oğlumuzun eşinin bir hanımefendi olduğu gibi? Öyleyse soru ve sorun şu: Başkasının eşi olan benim kızım bana bakarken, eşinin ailesine neden uzak duruyor ve kaynatalarına gereği gibi muamele etmiyor? Benim damadın bana şirinlik yaparken hangi sebeplerden dolayı öz ana babasına kötü veya ilgisiz davranıyor.

Bu durum bizim çocuk eğitimimizin yanlışlığından kaynaklanıyor olabilir mi acaba? Kız çocuğuna gerekli eğitimi zamanında vermeyip evlilik sorumluluğunu yanlış aktarmamız buna yol açmış olamaz mı? Bir yerde, dört atanın hakkı bildir, diye ahkam kesip edebiyat parçalarken; diğer yanda beyaz gelinliklere büyüdüğümüz kızımıza neden “sakın kendini ezdirme, oğlan tarafına fazla yüz verip de şımartma, ben her zaman ardındayım, ondan başka oğlan mı yok elini sallasan ellisi, kapım sana her zaman açık istediğin zaman bırakıp gelebilirsin...” gibi zehirli sözlerle yeni kurulan yuvanın harcına maraz katıyor, saadetlerinin temeline bomba koyuyoruz?

 Erkek çocuklarını bir ev reisi gibi değil ‘Benim oğlan kız gibi’. ifadesinin kapsamına sokuyoruz. Sonra 25-30 yaşında bile ergenlikten çıkaramıyorum.

Sorunumuzun, evlatlarımızı yaratılış özelliklerine göre yetiştirmediğimizden kaynaklandığını gözardı etmememiz gerekiyor. 

Oğlumuz her zaman bizim ‘bebişimiz’ olsun, kızımız her zaman bizim ‘cicimiz’ kalsın istiyoruz. Ama öyle olmuyor, olmadı da.

Onların zaman içinde gelişip kendi ayakları üzerinde durarak bir aile kuracaklarını pek kabullenemiyoruz herhalde.

 Belki de sorunun çözümü, evlatlarımızın yeni bir aile kuracaklarını kabullenmektedir. Dört ata’nın hakkını veren, buna inanan, evlendikleri zaman rüştünü ispat etmiş, kendi ailesi içinde bir mahremiyet sırları olan, sorunlarını kendisi çözecek evlatlar yetiştirmekte.

Şunu da bir cümle ve içinde bulunduğumuz bir realite olarak kaydetmek istiyorum. Anneler çocuklarının babasını mutfağa sokup boyunlarına önlük asmayı bir başarı olarak görüyorlar ama kendi oğlu mutfağa girince gelini öte eleyip, oğluna kılıbık lakabını takıveriyorlar.!?

Öyle ise ‘bizim için veya bana göre’ doğru olan değil, fıtratın-yaratılışın gerektirdiği doğruyu gözetmek lazımdır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI