bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


Abdil KARAKUŞ

facebook-paylas
MEDYAYI DOĞRU OKUMAK
Tarih: 01-11-2019 00:09:00 Güncelleme: 01-11-2019 00:09:00


Medya, tüm kitle iletişim araçlarını içine alan, yazılı, sesli, görüntülü, sanal türleri ile hayatımızı büyük ölçüde etkileyen bir oluşumdur.

Medya ikiyüzlü, önü ve arkası olan bir gelişimdir. Ön yüzünde izleyici arka yüzünde yöneticiler ve güç sahipleri vardır. Medya bal gibidir ayarı kaçırılırsa her daim zararı açıktır.

Medyayı okumak, medya okuryazarlığı son zamanlarda gündemimize giren kavramlar olarak, medyanın sürükleyiciliğine kapılmadan, ne getirip ne götürdüğünü anlamaya çalışmaktır, özet olarak.

Medyanın çekiciliği inkar edilemez. Bir programı takibe başlarken oradaki rolü ve oyunculuğu, hatta  yapmacıklığı fark edersin. Ama merak ve ilgi dürtüsü önceki farkındalığı bastırır ve bir zaman sonra kendini dizinin filmin vs. içinde bulursun. Orada kendine bir taraf seçer ve onunla birlikte kızıp sevinmeye, alayı-gülmeye, onun sana söylediklerini, gösterdiklerini, tavsiyelerini almaya başlarsın.

Medya okuma tam da bu sürüklenme esnasında devreye girer. İzlediğin programın sana ne enjekte ettiklerini doğrudan almaz sorgularsın. Hatta yargıların. İnanca bağlı değerler ölçüsüne vurur, sığaya çekersin.

Gençlik, her Müslümanın büluğ çağına ermiş, çalışma hayatının içinde olan evladıdır. Gençlik, toplum ve devlet yapısının huzur ve bekasının üzerine bina edildiği dinamik nüfus paydasıdır.

Gençliğin aile-toplum-devlet örgüsündeki önemi ibadetlerimizde ki sebep şart niteliğindedir. Gençlik varsa, sağlam bir ruh ve kafa yapısına sahip ise aile, millet ve devletimizin huzur ve bekası güvende demektir. Değilse abdestsiz namaz kılmaya benzer.

Her birimizin evladı olan gençliğin iyi yetiştirilmesi için herkes taşın altına elini koymalı, başıbozuk yetiştirdiğimiz evladımız için okula, öğretmene, mahalleye, komşuya, devlete kızarak egomuzu tatmin ile yetinmeyelim.

Onların midesini, bedenini düşündüğümüz kadar neye inanır, ne düşünür, nasıl yetişiyor, tercihleri nelerdir, neye eğilimli, hangi tür programları izliyor, hangi tür kitapları okuyup, hangi tür yazarları takip ediyor olduğunu da bilmemiz araştırmamız ve gereğini yapmamız lazımdır.

Gençliğin medya ile imtihanında başarılı olmak zorundayız. Dibi ve ölçüleri bilinmeyen medya karşısında bilgi edinme kaynağı olarak dikkat etmemiz gerekir. Medyada inanç bakımından her türlü bilgiye ulaşmak mü mümkündür. Her türlü kafa karıştırıcı, doğruyu yanlış gösteren, yanlışı ayet ve hadislerin arasında bize sunan nice mülhid siteler ve yöneticiler vardır. Bunlara karşı araştırmacı ve eleştirel yaklaşmak zorundayız.

Gençlerimizin veya bizim önümüze, bağlamından koparılmış ayetler koyup marjinal gruplara eleman haline getirebilmektedirler. İzlenen film-dizi her neyse bize kendi açısından bir inanç ve hayat tarzı sunuyor. Bizim gerçekliğimiz ve onların sunumu ne kadar uyuşuyor, basiretli olunmalıdır.

Video siteleri ilgi manyağı ile dolu. İlgi çekebilmek için yapmadıkları hile ve düzenbazlık yok gibidir. İlgi çekip bunu paraya çevirmek onların hedefidir. O kadar ileri gidiyorlar ki, insanların aklıyla dalga geçiyorlar. Melek, ruh, cin, şeytan gibi varlıkları, şekli şemali bilinmeyen Dabbe gibi kavramları görüntülediklerini iddia edebiliyorlar.

Aklı ve ruhu sapmış, psikolojisi bozuk toplumların ürünü olan zombiler, ölmeyen adamlar, sihirlerle,büyüler hayret verici ölçüde izleyici bulabilmektedir.

Biraz da sürü psikolojisi ile yüksek izleme oranına ulaşan yapımlar sapık fikirleri bize aşılamaya çalışıyorlar. Macera, bilim kurgu, korku, dövüş sahneleri içinde bize Hristiyanlık veya Budizm anlayışını zerk ediyorlar. Haç, kilise, papaz, Budist rahipler veya uydurulmuş tanrılar izleyicilere kurtarıcı olarak sunuluyor.

İzleyenler medyada her türlü zararlı alışkanlık karşılaşmaktadırlar. Ancak orada zararlı alışkanlıklar özendirilmekte, gençlik hevesine uygun halde sunulmaktadır. Zararlı alışkanlık dediğiniz zaman sadece içki uyuşturucu ile sınırlı tutulmamalıdır. Müstehcenlik, fuhuş, aldatma, yalan, hırsızlık, ihanet, terör, şiddet en kötü zararlı alışkanlıktır. Ve izleyen kimse Medya dediğimiz organlar içerisinde bunu fazlasıyla bulabilmektedir.

Sanal alemde bu kötü alışkanlıklara karşılaşan izleyici gerçek alemde marjinal grupların, misyonerlerinin, örgütlerin kucağına kolayca düşmektedirler.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI