Bugun...

ÜÇ NOKTAYA DİKKAT EDELİM

 Tarih: 16-11-2021 11:53:00
AZİZ AKBAL

Üç nokta aslında birbirinin benzeri yada devamı niteliğinde olan cümlelerin sonuna konur. Bu Türkçemizde bir yazım kuralıdır.

Üç noktadan kastım üç önemli konuya işaret etmek. Nedir bu üç önemli husus diye sorarsanız?

***

BİRİNCİSİ ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ.  Bunlar bizim milli ve manevi değerlerimizdir. Ölürsek şehit kalırsak gazi oluruz diyen necip milletin kahraman evlatlarıdır. Kim olursa olsun hangi siyasi partiden gelirse gelsin şehit ve gazimize yapılan hakaretler çirkin saldırılar asla kabul edilemez. fikir dünyası ne olursa olsun kimliği kim olursa olsun bu saygısızlığı yapanları kınıyorum. Bu vesile ile yeniden bu vatanı canlarıyla kanlarıyla sulayan ve bizlere emanet bırakan tüm şehitlerimize rahmet hayatta kalan gazilerimize sağlıklı günler diliyorum.

***

İKİNCİSİ BİLİM KURULU VE FETVA KURULU. Her bilim dalı kendi içinde bir disiplin dalı oluşturmuş ve kendi alanlarında uzmanlaşmış kişilerden oluşur.Her insan her şeye kafa yoracak her şeyi bilecek durumda da değildir. Bunun için dinimiz islam, farzı kifaye diyebileceğimiz konularda kişilerin bazı ilimleri öğrenmesini ve bunları toplumun yararına sunmasını teşvik etmiştir. İnsanlığın yararına hizmet etmeyi gaye edinmelerini bu şekilde diğer inananların üzerinden bu vecibelerin düşeceği en azından sorumlu tutulamayacağını hatırlatılmıştır. Bugün bizler din ve fetva konusunda bir şeyler öğrenmek istediğimizde hemen işin yetkili ve uzmanlarına müracaat ederiz.Neden? Çünkü işin uzmanı,ehli,ihtisas sahibi kişiler onlardır.Onlara güvenmek lazım.Onlar kendi keyiflerine göre karar vermezler, veremezler.Aynı şekilde sağlık bakanlığı bilim kurulu heyeti de kişisel kararlarını kendi çıkarları doğrultusunda veremezler.Orada birbirinden değerli bilime bağlı insan sağlığını dikkate alan bir uzman heyet var.Bu nedenle ister bilim kurulu olsun ister fetva kurulu olsun verdikleri verecekleri kararlara uymak lazım.Bu toplumun birlik ve beraberliği için kafa karışıklığını gidermek için önem arzetmektedir. Unutmayalım ki kimse muâhez/ eleştirilmez, sorguya tabi tutulmaz değildir.Sonuç olarak onlar verecekler her isabetli kararda kendi paylarına düşen ecri, sevabı alacaklardır.

***

ÜÇÜNCÜ NOKTA HÂKİM VE HAKEM KURALLARI. 'Şu üç sınıfa dikkat etmek lazım' diyor peygamberimiz (s.a.v). Umerâ/yöneticiler, İlmiye/eğitimciler, Adliye/kadılar. Evet gecikmiş adalet adalet değildir.Bugün bir başkasına lazım olan adalet yarın bizim için de lazım olacak.Hâkimlerimiz elbette hüküm verirken kanunlara, yasalara, içtihatlara,uymak zorunda .Hatta örfi uygulamalara giderek rey hakkını kullanarak da karar verebilmekteler. Kişilere verilen aynı suçtan farklı cezaların tutarsızlığı mahkum yakınlarını üzmekte haklı olarak düşündürmektedir.Bir hâkim en alt cezadan işlem yaparken diğer hâkimin en üst dereceden cezalandırması maalesef vicdanları sızlatmakta.Bu nedenle ister hâkim olsun isterse hakem olsun verilen her kararda kanuni ve vicdani bir sorumlulukları vardır.'Biri içeri diğeri dışarı atar' esprisi maalesef yanlış kararlar yüzünden toplumda kanayan yara olmaya devam ediyor.

Herkesin alın teri kutsaldır.Bir sezon emek veriliyor servetler harcanıyor ama yanlış kararlar yüzünden olan koskoca şehre o şehrin takımına gönül vermiş insanlarına oluyor. Adına VAR dedikleri sistem bile kaos üretmeye devam ediyor.Biz şimdilik bu kadarla yetinelim.Ama Hak, hukuk adaletin hepimizin ortak değerleri olduğunu unutmayalım. Unutmayalım ki adalet mülkün temelidir.Yer gök adaletle kaimdir. Tartı ve ölçüde adaletli olun,zira Allah adil kullarını sever,rabbimizin bir sıfatı da (adl)adalettir.

Selam ve dua ile...

  Bu yazı 507 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
YUKARI