bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


F. Yılmaz Altunöz

facebook-paylas
MERYEM ANA KÜTÜPHANESİ Mİ?
Tarih: 30-09-2019 08:49:00 Güncelleme: 30-09-2019 08:49:00


Kitapla insan arasında ontolojik bir ilişki vardır. Bu anlamda okumak insanı diğer/dört ayaklı varlıklardan ayıran bir iletişim biçimidir. Kitaplar insani bir değeri ifade ederken; kütüphaneler bir medeniyetin ifadesidir. İnsan ve kitap. Yaratılış kodlarında; insan isim, kitap soy isim olarak yer alır. Öncelikle Müslümanlar bu hali kuşanmalıdır.

Yerel seçim çalışmaları sırasında belediye başkan adaylarından bazıları da  “24 saat hizmet verecek kütüphane” vaadinde bulunmuşlardı. Bu söz vermelere çok sevinmiştim. Özellikle takip etmiştim ama verilen sözler yerine gelmedi.

Geçen gün (27.09.2019) ulusal basından bir haber okudum “Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 24 saat açık kütüphaneye dönüştürülmesi için çalışmaların hızla devam ettiği tarihi kilisede incelemelerde bulundu. Büyükkılıç, tarihi binanın Meryem Ana Şehir Kütüphanesi olarak hizmet vereceğini kaydetti.” Kütüphane açıldığında ilk müşterilerinden birinin kendim olacağını söyleyebilirim. Kayseri’nin böyle bir kütüphaneye ihtiyacı vardı. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Ancak kütüphanenin isminin “MERYEM ANA” olarak düşünülmesi inanç, tarih, kültür ve milli bilinç kodlarımız açısından uygun olmayacağını düşünüyorum. Her ne kadar başkan Sayın Memduh Büyükkılıç “Bilindiği üzere Kur’an-ı Kerim’de de Meryem suresi bulunuyor. Hz. İsa’nın annesi ve bizim için önemli bir değer. Kilisenin ismini taşıması nedeniylede böyle bir karar verdik.” Kur’an’da “MERYEM ANA” adı geçmez, “MERYEM” adı yer alır.

HIRİSTİYANLAR İÇİN “MERYEM ANA” BİR TANRIÇADIR. Hıristiyanlıkta “Meryem’le ilgili üçü IV-V. yüzyıllarda, ikisi modern dönemde (1854-1950) kabul edilen beş temel dogma görüşten biri “Tanrı’nın Annesi Olması. Hıristiyan geleneği bu inancı “Tanrı doğuran” (Grekçe’de Theotokos, Latince’de Deipara veya Dei Genitrix) ve “Tanrı annesi” (Mater Dei) kavramlarıyla ifade etmektedir. İnciller’de Meryem’in Rûhulkudüs’ten hamile kalıp Allah’ın oğlunu, bedenleşen kelime Îsâ’yı dünyaya getirdiği belirtilmiş (Matta, 1/18, 20; Luka, 1/32; Yuhanna, 1/1-2, 14), Tertullien ve Saint Ambroise gibi ilk kilise babaları da Meryem’in tanrı annesi olduğu inancını benimsemiştir. Ancak bu inanç IV. yüzyılda Nestorius tarafından reddedilmiş, bunun üzerine toplanan Efes Konsili (431) Meryem’in Theotokos olduğunu tasdik ve ilân etmiştir (DB, IV/I, s. 793; Catholicisme, VIII, 570; XIV, 1128)” (TDV. Meryem md.)

Türkiye toplum hafızasında “MERYEM ANA” kimdir diye soru sorulacak olsa; alınacak cevap bellidir. Hıristiyanların tanımladığı şekilde onların tanrıçasıdır. İnanç ve bir mekan aidiyetini beraberinde getirir. Bir kimliktir. Yani “Meryem ana” bileşkesi bizim kodlarımızda yer almaz. Bu haliyle Hristiyanların inanç sembolleri ve kodları arasında yer alır. Ama Meryem ana değil de “Hz. Meryem” kimdir denildiğinde Kur’an’ın tanımladığı Meryem akla gelecektir.

Kalıcı bir eser niteliğinde olacak olan bu kütüphaneye “Meryem Ana” adının verilmesinin uygun olamayacağını çünkü bu adın bir Hıristiyan inanç sembolü olduğunu; eğer başka bir isim verilmezse; bunun yerine “Hz. Meryem Kütüphanesi” isminin verilmesi ki bunun Müslümanlara ait bir sosyolojik sembol olduğu bilinmelidir..  





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI