Bugun...

AÇ KALMA DİYETİ (ORUÇ) BEYNİ KORUR MU?

 Tarih: 21-04-2022 10:03:00
HASAN ALTUNÖZ

Aylardan ramazan, gündemimiz oruç. Konu oruç olunca okuma arşivimi kurcalama ihtiyacı duydum. Oruca farklı bir perspektiften bakmak istedim. Arşivimi incelediğimde Bilim ve Teknik Dergisinin 2019 Kasım sayısında şu satırların altını kırmızı kalemle çizdiğimi fark ettim.

“Son günlerde dikkatleri üzerine çeken yaşam tarzı değişiklikleriyle Alzheimer’ın önlenebileceğine dair yaklaşımları bilim dünyası da hayli önemsiyor. Bu yaklaşımlarda yer alan önerilerden biri en az 12 saat aç kalmak. Tipik olarak bir kilo verme yöntemi olarak düşünülse de aç kalmanın bu hastalığın semptomlarını iyileştirdiği ve farelerde bilişsel düşüşün yavaşlamasına yardımcı olduğu gösterilmiş. John Hopkins Üniversitesinden emekli, yıllarını kalori alımı ve Alzheimer arasındaki ilişkiyi araştırmaya adamış bir nörobilim profesörü olan Mark Mattson,….. Alzheimer belirtilerini oluşturmak için genetiği değiştirilen farelerle yapılan çalışmalarda, farelere aralıklı “aç kalma diyeti” denilen bir beslenme şekli (belli bir süre beslenip, uzun süre aç kalmak) uygulandığında, bu farelerin istediği zaman beslenen farelere göre bilişsel yeteneklerinin daha iyi olduğu, daha uzun yaşadıkları ve en önemlisi de beyinlerinde daha az amiloid plak birikimi olduğu görüldü….. Longo, bu konuyla ilgili daha fazla bilgi sahibi oluncaya kadar kalori alımını günde yaklaşık 12 saatle sınırlandırmanın beyin sağlığını korumak için iyi bir yol olabileceğini söylüyor” (Sayfa:27)

Tabii yazıda oruç demiyor.Araştırmayı yapan iki bilim insanı da yabancı. Ama oruçla yaklaşık 15 saat aç kaldığımızı dikkate aldığımızda, dini vecibemiz orucun bu araştırmalarla birebir uyumlu olduğunun ve de bir ay boyunca beynimize büyük bir iyilik yaptığımızın farkına varıyoruz. Şaşırdık mı hayır. Bir makinayı tasarlayan mühendis nasıl ki kullanım kılavuzunu koymuş ve bizden makinadan maksimum verim almamız için kurallarına riayet etmemizi istiyorsa, bizleri yaradan Allah’ın da (c.c.) sağlıklı bir dünya ve güzel bir ahiret hayatı için Kuran-ı Kerim aracılığıyla ibadetlere riayet etmemizi istiyor. Oruç da bunlardan bir tanesi.

Yine ülkemizin saygın doktorlarından olan Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU, 20.07.2019 tarihindeNTV de yayınlanan “Yaşasın Hayat” adlı programında açlık kürleri sorusuna; açlık kürleri üzerine yapılan bilimsel araştırmalarla bütün dinlerde oruç ibadetinin olması arasındaki paralelliğe  dikkat çekerek cevap veriyor. Ayrıca 3 aylar orucundan ve de  sünnet olan haftalık pazartesi-perşembe oruçlarının faydalarından bahsediyor. Haftada bir olmasa da ayda bir buna dikkat ettiğini belirtiyor.

Son örnek olarak ülkemizin kıymetli doktorlarından Prof. Dr. Nihat BENGİSU’nun“Tabip Gözüyle İbadetler” adlı eserinin Oruç başlıklı bölümünde tıp ile orucun olumlu ilişkisini mesleki tecrübelerine dayanarak bizlere değerli aktarımlarda bulunuyor.

Tabiki bu yazımdaki amaç orucun faziletlerini ispat etmeye çalışmak değil. Aksine amacım; “Amenna ve Saddakna (inandık ve tasdik ettik)” diyerek iman ettiğimiz inançlarımıza Hz. İbrahim deyimiyle kalbimizin mutmain olmasına katkı sağlamak. İkinci amacım ise; Pozitivist anlayışın reddettiği teolojinin ve metafiziğin bilim ile ilişkisini günümüz bilimsel çalışmalarından örnekler vererek çürütmek. Ve son olarak;bir nebzede olsa klasik ramazan ayı ilmihal boyutundan sıyrılıp oruca farklı bir perspektiften yaklaşmak.

Bu yazımızdan pragmatist bir yaklaşımla “Oruç tutup sağlıklı olayım bari” anlamı da çıkmasın. Oruç da olduğu gibi tüm ibadetlerdeki amacımız öncelikli olarak Allah’ın (c.c.) rahmetini umarak, rızasını kazanmak. Kalan tüm faydaları dünyevi olarak ikramı olarak görüyorum. 

Hayırlı ramazanlar ve kabul olan oruçlar dileğiyle..

 

  Bu yazı 1185 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
YUKARI