Bugun...


HÜSEYİN DÖNGEL

facebook-paylas
BOP VE TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU- 3
Tarih: 15-11-2019 00:09:00 Güncelleme: 15-11-2019 09:01:00


Değerli dostlar, iki yazımızda  “ BOP ve Türkiye’nin Beka  Sorunu  “ üzerinde durduk. Bu mühim mesele üzerinde durmaya devam edeceğim.

Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde ve Türk milletinin olağanüstü  gayretleriyle kurulan Türkiye Cumhuriyetinin  kuruluşunun  ve milli Kurtuluş Savaşının temelinde yer alan şu üç belge Türkiye’nin milli bütünlüğü , milli güvenliği  ve bekası için vazgeçilmez hukuki metinlerdir.

1- Osmanlı Türk devletinin son Meclis’inde onaylanan Misak- ı Milli kararının çizmiş olduğu milli sınırlarımızı gösteren belge. Kerkük ve Kıbrıs içindedir.

2- Atatürk’ün liderliğinde , Türk milletinin Erzurum ve Sivas kongrelerinde olmuş olduğu kararlar ve Anadolu’daki TBBM’nin kabul ettiği ilk anayasa metni.

3- Lozan Antlaşması. Uluslararası anlamda Türkiye’nin bağımsız bir Türk devleti ve  devletin sınırlarını belirleyen uluslarası mutabakat metni. Yani Türkiye’nin tapusu olan belge.

Yukarıdaki üç temel hukuki metni dikkate alarak yeni bir ‘ milli güvenlik konsepti ‘ geliştirmek mecburiyetindeyiz.

Günümüzde hangi güçler , küresel bir hegomonya kurmak istiyorlarsa , onlar aynı zamanda her türlü terörün ve terör örgütünün hem planlayıcısı hem finansörü hem de hamisidirler.

Küreselleşme saldırısına ve işgaline karşı, ülkeler , bölge ittifaklarına yönelmektedir. Bugün Suriye üzerinde ve Ortadoğu’nun genelinde olduğu gibi. Bir ülke üzerinde , anlaşamayan ve çatışan ülkeler , bir başka ülke üzerinde anlaşıp ittifak oluşturabilmektedir. Bu durum , bize uluslararası ilişkilerin merkezinde hamasetin , ideolojik rüyaların, romantik hayallerin değil ,  çıkarların oturduğunu hatırlatarak , bir gerçeği  alnımıza tabela çakar gibi  çivilemektedir. Bu anlayış tarih boyunca da böyleydi . Bugün ‘dost ve müttefikimiz ‘ dediğimiz Almanya , Fransa , İngiltere  ile biz asırlarca kavgalı değil miydik. Ama bugün hem dost hem müttefikiz. Bu gerçek nedendir bugün , Türk dış politikasında , akıllara ve izanlara rehber olmuyor.

Kurulacak ittifaklar manasında , ümmetçi birliktelik Suriye meselesinde ve Barış Pınarı Harekatında görüldüğü gibi tutmamıştır , tutmaz da. Onun için Türkiye ve diğer Türk devletleri ‘ Türk konseyi veya Türk birliği ‘ üzerinde ciddi çalışmalar yapmalıdırlar. Ve bu konu , üzerinde çalışılması gereken bir hedef , arzulanan bir mefkûre olmalıdır.

Türk Birliği ,Rusya için de bir tehdit değildir. Hatta avantajdır. Rusya’ nın başında ufalanmış bir Türkiye’nin en çok kendisi için tehdit olduğunu bilecek kadar akıllı bir devlet adamı var. PUTİN.

Diğer yandan , Türk- Rus , Türk - Çin , Türk - Uzak Doğu ve Türk - İslam ülkeleri ilişkileri hızla daha da geliştirilmelidir. Hatta Türk -Doğu Avrupa ülkeleri ilişkilerine de ayrı bir önem verilmelidir. İzlenecek etkin bir dış politika ve diplomatik birikimleri yüksek diplomatlarımızla , başta ekonomi , güvenlik olmak üzere uluslararası her sahada zengin , rasyonel ,akılcı ve kalıcı ilişkiler geliştirilmelidir. Yani monşörleri tasfiye etmek yerine geri çağırıp iyi değerlendirmeliyiz.

Unutmayalım ki , BOP’ ta kullanılan ve kullanılmaya devam edilecek olan en büyük iki manivela , etnik ve mezhebi meseledir. Bu sayede Milli devletler , kontrollü istikrarsızlıklarla önce zayıflatılarak yumuşak lokmalar haline getirilecek ve sonrasında parçalanacak . Daha sonra da peynir dilimler gibi dilimlenen bu coğrafyada kozmopolit ve yumuşak federasyonlar kurulmak istenmektedir. Defaatle söylüyoruz, BOP icra merkezindeki ana ülke Türkiye’dir, bu şer planın her ayağı Türkiye topraklarına basmaktadır.

Dahası , bu şer plan bir NATO ülkesini de kapsarken Türkiye’nin üyesi olduğu NATO ittifakı ülkeleri Türkiye’nin yanında yer almayacak , tam tersine düşmanı olarak karşısına dikileceklerdir. Bu yüzden , Türkiye mutlaka NATO ittifakını sorgulamalıdır.

Yeni Dünya Düzeninin arkasındaki esas güç olan  ‘ finans kulübü ‘ terör ve savaş yoluyla tek merkezli bir dünya düzeni  kurmak için var gücüyle çalışmaktadır. Bunca koparılan kızılca kıyametin , yok olan hayatların , görmezden gelinen zulümlerin sebebi  ne ? Tiröstlerin para ve daha da zenginleşme hırs  ve dürtüsü.

Bundan jeopolitik , jeostratejik konumu ve jeososyolojik yapısı itibariyle en çok etkilenecek ülke yine Türkiye’dir. Tepsinin altını da ellesek üstüne de dokunsak yanan ellerin başında Türk elleri var. Türkiye, Osmanlı - Türk İmparatorluğunun mirasçısı olmaktan dolayı da , coğrafyanın kendisine biçtiği role , tarihten gelen rolünü de eklemek mecburiyetinde.

Türkiye’yi yönetenlerin önünde üç büyük dahiyane politik uygulama modeli ve fırsatı vardır.  Daha doğrusu tavsiyesi . Cumhuriyet Türkiye’sinden Gazi Mustafa Kemal Atatürk  ‘ün , Osmanlı Türkiye’sinden Abdülhamit Han’ nın ve büyük Türk tarihinden “ At benimdir , evlat benimdir ; ama şu çorak toprak , Türk milletinindir. “ diyen Mete Hanın uygulamaları.

Allah Türkü korusun , yüceltsin ve var etsin.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI