bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


HÜSEYİN DÖNGEL

facebook-paylas
ORTADOĞU’DA UNUTULAN OĞUZUN ÇOCUKLARI - TÜRKMENLERİ 7
Tarih: 07-09-2020 12:48:00 Güncelleme: 07-09-2020 12:48:00


ORTADOĞU TÜRKMENLERİ TÜRKİYE’DEN NASIL KOPARILDI?

İngiliz ordusu , 1918’de,  tekrar ediyorum 1918’de güçlendirdiği hava ve kara kuvvetleriyle , Mondros Ateşkes Antlaşmasına aykırı bir şekilde Musul’u işgal etti. Birilerinin Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yapma adına işkembe-i kübralarından ürettikleri safsata tarih söylemlerinde olduğu gibi Musul Lozanda kaybedilmedi. Kurtuluş Savaşından Musul İngilizlerce zaten işgal edilmişti.

Mondros Ateşkes Antlaşması ve 7. Madde:

Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 yılında Agamemnon zırhlısında Osmanlı ile İtilaf Devletleri arasında imzalandı. Bu antlaşmaya göre tüm ordular terhis edilecek, tüm haberleşme ve ulaşım İtilaf Devletlerine teslim edilecek, boğazlar işgale açılacak ve önemli hammaddeler İtilaf Devletlerinin ücretsiz kullanımına açılacaktır. Ancak Mondros Mütarekesi’nin en önemli ve de en ünlü maddesi, düşmana ülkeyi işgal hakkı tanıyan 7. Madde’dir. Bu madde ülkeyi işgal hakkı tanınmasıyla tarihteki diğer ateşkes anlaşmalarına göre olağandışıydı.

Mondros Mütarekesi’nin 7. Madde’sine göre, İtilaf devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdir. Bu madde özellikle belirsiz tutulmuştur ve çok geniş bir kapsama sahiptir. Bu madde sayesinde İtilaf Devletleri işgallerinin önünü açmıştır. Ortaya çıkan en ufak karışıklıkta, hatta karışıklık olmasa bile İtilaf Devletleri Osmanlı topraklarını işgal etmişlerdir. Mütarekeden üç gün sonra işgal edilen Musul da bu maddenin tehlikesini en iyi gösteren örneklerden biridir.

Görüldüğü gibi bu  7. madde Lozana ait değil Lozandan evvel Osmanlı hükümeti tarafından imzalanmış Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkes Antlaşmasına aittir.

Tatbiki her vatansever Türk , her iki tarihi olayı da sahiplenir . Sahiplenmek zorundadır, beğenmediğini yok sayamaz. Zira tarih , kimsenin uhdesinde değildir,  tarih acısıyla tatlısıyla mazinin ve tarihin uhdesindedir. Dolayısıyla her Türk vatandaşı aleyhimize gelişen olaylardan üzüntü duyar. Lehimize gelişen olaylardan  kıvanç duyar , mutlu olur. Ama şunu asla yapmaz. Sevmediği veya his ve duygu bağı kuramadığı tarihi şahsiyetleri karalama ve onlara düşmanlık yapma adına ; tarihi seyir defterini dürüp büküp tarihi vakaları istediği zaman dilimine yerleştiremez. Tarihi çarpıtamaz . Bu durum tarihi olayları çarpıtmaktan öte bir vebaldir, aymazlıktır,ahlaksızlıktır,

Güneş balçıkla sıvanır mi hiç , bu balçık bu ahlaksızlığı yapanları, tarihi çarpıtarak insanların kafalarını karıştırarak kin ve düşmanlık tohumu ekinleri boğar.

Kurtuluş Savaşı’nda Musul Sorunu

Milli Mücadele, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla başlamış, halk yapılan kongreler ve hazırlanan bildirgelerle örgütlenerek kendi bağımsızlığı için mücadele vermiştir. İnönü Savaşları ile düşmana mücadelenin gücü gösterildi. Kütahya-Eskişehir savaşında geri çekilen Türk ordusu Sakarya Savaşı ile Yunanlıları geri püskürttü. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle de Yunan ordusunu tamamen yok ederek savaşı kazandı. Doğu Cephesi’nde Ermeniler, Güneydoğu Cephesi’nde de Fransızlar geri püskürtüldü. Ancak 15 Kasım 1918’de İngilizler tarafından işgal edilen Musul, Milli Mücadele’deki başarılara rağmen İngilizlerden geri alınamadı ve bu konu Lozan Konferansı’na bırakıldı.

Musul, hem İngilizler hem de Türkiye için önemli ve stratejik bir bölgeydi. İçerdiği zengin kaynaklarla ekonomik açıdan önem taşıyordu. Bu bölgeyi, İngiltere, Kral Faysal yönetimindeki Irak’a seçimle bırakmak istediyse de bu seçim Şiiler, Kürtler ve Türkmenlerin onayını almamış, ancak tepkiler göz ardı edilerek Musul, Irak’a bırakılmıştır. Musul Sorunu, İsmet Paşa ile Lord Cruzon arasında ilk kez dile getirilmiş ancak ikili görüşmeler sonuç vermeyince konu 23 Ocak 1923’te Lozan komisyonuna getirilmiştir.

Lozan Konferansı’nda Musul Sorunu

Türk Tarafının Musul İle İlgili Görüşleri

23 Ocak 1923’te yapılan konferansta İsmet Paşa, Musul’un başka bir gruba bırakılamayacağını bölgenin etnik durumunu göz önünde bulundurarak açıklamıştır. Musul’da yaşayan 503.000 kişinin 263.830’u Kürt, 146.960’ı Türk, 43.210’u ise Arap’tır. Bu istatistiklerde görüldüğü üzere nüfusun beşte dördünü Kürt ve Türkler oluştururken sadece beşte birini Arap ve gayrimüslimler oluşturmaktadır. Etnik durum göz önünde bulundurulduğunda bölgenin Araplara bırakılması imkansızdır. Türk tarafı konferansta etnik durumu tartışmış ve tarafsız bir referandum talep etmiştir ancak bu talepleri reddedilmiştir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI