Bugun...
SON DAKİKA

İNSAN FITRATININ GEREĞİNİ YAPAR BAY PROF.

 Tarih: 02-08-2022 15:04:00
MUSTAFA CAMCI

Kamuya ait bir göreve talip olan insan, o görevin ehli olduğunu düşünerek talip olur. Hatta giderek eksiklerini telafi edeceğini de düşünür. Onun için önemli olan, kendisini bir devlet kapısından içeriye atmak .Türkmen'in göçü giderek düzelir misali, giderek her şeyin düzeleceğine, yoluna gireceğine inanır.

Kamuya hizmet kapılarından en önemlilerden birisi de siyaset kapısıdır. Bu kapı o kadar caziptir ki,insanı büyüler, zorlar. Muhtarlıktan, meclis üyeliğinden, Belediye  başkanlığından, milletvekilliğinden, Cumhurbaşkanlığı'na kadar, aklınıza ne kadar makamlar gelirse gelsin, hepsine talip olmak ister. O makamın ehli olup olmadığını düşünmez. (İstisnalar kaideyi bozmaz.)

İnsanoğlu  nefsini, duygularını ,hislerini,hizmet etme arzularını tatmin etmek için, bu siyasi kapıya ya seçmen olarak ya aday olarak ya bir şeyler söylemek için mutlaka müracaat eder.

İşte tamda  bugünlerde halkımız sözle,  savunma ile, dinlemeyle, eleştirme ile suçlama ile ve benzeri durumlarla meşguldür.

Ekran  başlarında, radyo yanlarında ,gazetelerde ,parklarda ,toplu taşıma araçlarında, kahvehanelerde, hülasa hayatın her bölümünde siyasetle, siyasi olaylarla meşguldür.

Siyasetçi,  partisinin fanatiği ise onun için pahalılık ,savaş, yoksulluk, yolsuzluk, ahlaksızlık, her türlü olumsuzlukların hiç mi hiç önemi yoktur. Yeter ki kendi partilisi, siyasi partisi kazansın yeter.

Lafı uzatmaya gerek yok. Ekranlardaki siyasi içerikli programlara bakalım.

Ekranlarda üç çeşit siyasi içerikli programlar yapılıyor diyebiliriz:

“iktidar yanlısı programlar. Katılımcıları iktidarı savunuyor.”

“Muhalefet yanlısı programlar. Katılımcıları muhalefeti savunuyor.”

“Ortada görünmeye çalışan programlar. Bunlar iktidarı ve muhalefeti savunan katılımcılarla yapılan programlardır.”

Halk savunduğu siyasi  partileri, güven kanalları izlediği gibi, aleyhte olan kanalları da mutlaka izliyordur. Ben iktidar ve muhalefet yanlılarını bir arada konuşturan, tartıştıran kanalların daha fazla izlendiği kanaatindeyim.

İsmini vermeden bir kanalın siyasi içerikli programları hakkında kanaatimi belirtmek istiyorum. Siyasi yönü belli kişileri birkaç gazeteci, birkaç prof. ünvanlı ayrı ayrı programlarda akademisyeni konuşturuyor.

Kanallar reyting  peşinde.Konuşturduğu proflardan birisi artık “gına” getirdi. Mübarek maymuncuk gibi, alanı olan konuda söz söyletmiyor. Alanı olmayan konularda da, kendi görüşünü destekleyen kişilerin görüşlerini harmanlayarak aktarıyor.

Ben bu kanalı müsait olduğum zamanlarda izlerim. Fakat bu Prof ‘muzun tamamen iktidarın, daha doğrusu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın devamlı aleyhinde olması, tüm konuşmalarını olumsuzluklarla devam ettirmesi, olayları Türkiye ve dünya gelişmelerini tarafsız olarak izlemeye çalışan bir kişi olduğum halde ,beni oldukça rahatsız etmeye başladı. Belki izleyicilerden benim durumuma düşenler de vardır.

Mübarek insan:” Yiğidi  öldür,  fakat hakkını inkar etme” öğüdünü ,mantığını hiç duymadın mı? Aklın ve vicdanın ,ilmin, ünvanın sana hiç doğruyu da söyle demiyor mu? Seni dinleyen herkesin, seni tasdik ettiğini mi zannediyorsun ?Bağırmanla ,çağırmanla karşındakilerin susmasını veya itiraz etmelerini halk bilmiyor mu sanıyorsun ? Moderatör hanımefendinin, zaman zaman uyarılarına aldırmadan yaptığın davranışlarının, ünvanının gereği olduğunu mu zannediyorsun.?

Bay Prof. dağdaki çoban bile siyasetten anlıyor. Siyasetçilerden haberi var.Oyunu kime vereceğini çok iyi biliyor.

Düşün taşın, konuşmalarında dikkatli ol. Aklı olan, siyaseti ve siyasetçileri takip eden, en az senin kadar anlattıklarınla ilgili bilgi sahibidir.

En azından bu prof. uyarılmalıdır. Her şey reyting değildir. Parklarda, sohbetlerde  bu prof’un taklidini yapanları da gördüm. Bu da biline. Belki de bu Prof’un  bu şekilde konuşması, çoğu kişilerin istemeye istemeye başka partilere de oy vermeye yöneldikleri düşünülebilir.

Bu kadar hakikatı görmeyen  ifadelere sahip olan Prof’a,:”Sen hangi dünyada yaşıyorsun “diyesi geliyor insanın .

Allah aşkına bir düşünün. Yirmi yıl içerisinde Türkiye'miz nereden nereye geldi. Yapılan havaalanlar, otobanlar, tüneller, marmaraylar, köprüler, eğitimde, sağlıkta, imarda, tarımda, altyapıda, üst yapıda verilen hizmetler çok iyi düşünülmelidir. Bunları saymaya gerek yok.

Ama yurdumuz dışarıdan adeta kuşatılmıştır. Millet olarak ilerlememizi isteyen kaç devlet var bir düşünelim. Avrupa Birliği aleyhimizde, Amerika aleyhimizde ,çevremizdeki komşu ülkeler aleyhimizde .Bir de içerideki muhalefet ve muhalefeti destekleyen siyasi düşüncelere ,sözüm ona ilim erbabına bakıldığı zaman ne diyeceğimizi, nasıl diyeceğimizi bilemiyoruz.

Memleketimizde terörün her  türlüsü cirit atmaktayken, Allah'ımıza şükredelim ki ordularımız, güvenlik güçlerimiz, yöneticilerimiz  bir bir terörün üstesinden gelmede başarılı oldu. Hala da olmaktadır. Gün geçmiyor ki, öldürülen terörist ekranlardan ilan edilmemiş olsun .

Vatan, millet, bayrak ,ezan, şan, şeref ,namus, Milli ve manevi değerler uğruna nice şehitler verdik. Allah şehitlerimize  rahmet  eylesin. Mekanları cennet olsun. Gazilerimize acil şifalar versin.

 Allah için düşününüz .Terörü yok etmek için kalkan uçaklar, siha'lar, ihalar,roketler, şehit olan mehmetçikler, yapılan tüm hizmetleri düşününüz.Harcanan bedelleri aklınıza getiriniz.

 Biz, içte ve dışta yapılan bu tür  hain davranışlara muhatap olacak bir millet değiliz, olmamalıyız da.

 Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un:” Biz nur istiyoruz sen nar gönderiyorsun

Dilim kurusun yok musun ey adli ilahi”Diyesi geliyor.

 (Edebim,ilmi hassasiyetim, insana hitap ederken:” Siz” dememi gerektirirken, bu prof’a istemeyerek de de olsa :”Sen” demeyi tercih ettim. Çünkü ilminin gereğini yapmıyor. nefsine esir olmuş.)

Evet, siyaset son sürat gidiyor. Herkes aklındakini ,eteğindekini dökebildiğince döküyor.

Hükümetin iyileştirici adımları, derde derman oluyorsa da yeterli olmuyor. Pahalılık orta gelirlinin, garibin belini büktü. Alışveriş yerlerine varılamayacak hal aldı. Sanki her şey dövize bağlıymış gibi. Her şey, ama her şey pahalılıkta aldı başını gitti. Yapılan parasal iyileştirmeler, vatandaşı rahatlamaya sevk ederken, bunu fırsat bilen nice düzenbazlar,ahlak yoksunları, özel sektör ve kamu çalışanlarının elinden adeta kapma yarışına giriyorlar. Ne üzücü bir davranış.Halbuki biz:” Ben siftah ettim. Karşı komşum siftah etmedi ondan al “diyen bir milletin torunlarıyız. İhtikarcılığı yasaklayan bir dinin mensuplarıyız. Bizi aldatan bizden değildir  buyuran  bir Peygamberin ümmetiyiz.

Düşünelim; dinimize, inancımıza, Peygamberimize, kul hakkına, uyulması gereken ahlakımıza,  yapmamız gereken vicdanımıza ne  kadar bağlıyız.

Ekonomistlerin ifadesi ile :”Zengin daha zengin, fakir daha fakir” oldu.

Milletimiz, Hakkı teslim eden bir millettir. Yirmi yıllık AK Parti iktidarında yapılan hizmetleri biliyor. Bunu takdir ediyor ve oyunu da veriyor. Ancak pahalılık milletin canına tak etti. Yapılır, yapılabilir, yapılabilecek, rahatlatıcı yeni yeni adımlar araştırılarak yine atılmalıdır.

Avrupa ülkelerinde ve diğer ülkelerde yeni yeni rahatlatıcı adımlar atıldığını ekranlardan izlemekteyiz.

Enerji ,petrol ,doğalgaz gibi dışa bağımlı olduğumuz ürünlerdeki fiyat artışları, halkımızın almak durumunda kaldığı bütün ürünlere de etki etmektedir. Dolayısıyla pahalılık dayanılmayacak duruma varmıştır.

Muhalefetin doludizgin eleştirilerinden halkımızı olumsuz yönde etkileniyor.

 Cumhur ittifakı yetkilileri ,her türlü olayları halkı rahatlatacak şekilde doğruca anlatmalılar. Halkın arasına bir an önce girmel ler. Halkımız siyasileri aralarında görmek istiyor.

 Sayın Cumhurbaşkanımızın umut verici ifadelerine halkımız inanıyor ve rahatlıyor. Ancak muhalefetin binbir çeşit olumsuz ifadeleri, halkımızda ki umutları sarsıyor.

 Halbuki yirmi yıllık AK Parti iktidarındaki hizmetleri bir düşünebilsek, inanınız çoktan rahatlarız. Geleceğimizle ilgili Cumhur İttifakı yetkililerinin söylediklerini iyi değerlendirelim, rahatlayalım inşallah.

Avrupa'sı, Amerika'sı ve dünya ülkeleri için değerlendirmelerde bulunan kuruluşlar Türkiye'miz ve Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan için sevineceğimiz değerlendirmelerde bulunurlarken, bizdeki iç muhalefet bütün gücüyle aleyhte konuşuyor da konuşuyor. Vuruyor da vuruyor. Allah vicdan, merhamet versin.

 Görelim mevla neyler

 Ne eylerse güzel eyler.            

devamı yarın...                        

  Bu yazı 831 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
YUKARI