bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


Osman İkinci

facebook-paylas
TÜRK KİMLİĞİNİN VE KÜLTÜRÜNÜN İNKÂRI
Tarih: 11-05-2020 11:55:00 Güncelleme: 11-05-2020 11:55:00


Batı Trakya’daki Türk azınlığın yaşadığı sorunların başında, Türk kimliğinin inkarı gelmektedir.1967 Cuntasına kadar bölgedeki azınlığı Türk olarak tanır ve tanımlarken;bu süreçten sonra “Türk azınlık yoktur” denmektedir.Yunanistan, Batı Trakya Türklerini “Müslüman Yunanlılar” diye tanımlamaktadır.30 Ocak 1923 tarihinde imzalanmış olan Türk-Rum ahalinin mübadelesi ahitnamesinde ,”Türk” ve “Rum” terimleri açık ve net olarak kullanılmasına rağmen,inkara devam edilmektedir.Asıl amaç Türk azınlığı asimilasyona götürecek bir sürecin başlatılmasıdır. Diğer taraftan Batı Trakya’da “Türk” adı ile dernek ve vakıf açmak yasaktır.Açılanlar ise Yunan Mahkemeleri tarafından sudan bahanelerle kapatılmıştır.Ayrıca,Menteşe Adalarında,Rodos adasında ve İstanköy adalarında yaşayan "Türk” azınlık baskın,tehdit ve fiili saldırılarla yok edilmiş,asimile olmuşlardır.

SİYASAL KATILIM ÖRGÜTLENMEVE TEMSİLİYET SORUNLARI                                       

Türk azınlığın kanaa tönderleri, özellikle Dr. Sadık Ahmet, siyasal katılım, toparlanma ve temsiliyet konularında halka gitmiş ve tabana kadar yayılmasını başarmıştır.Daha önceden bir araya gelmek, örgütlenmek mümkün değildi. Yunan devlet ve hükümet politikası olarak yürütülen siyasi yasaklar baskılar şu sloganın yükselmesine ”Entegrasyona evet, asimilasyona hayır!”sebep olmuştur. Batı Trakya’da yaklaşık160 000 bin Türk azınlık vardır.

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÖNÜNDEKİ ENGELLER

  Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığın basın ve ifade özgürlüğü önünde birçok engeller ve baskılar vardır. Türk azınlık çok az bir basın gücüne sahiptir. Türk adıyla gazete ve dergi çıkarmak yasaktır. Çıkarılan gazetelerin dağıtılması engellenmekte, bazen yırtılmakta hatta gazete sorumluları dolaylı olarak tehdit edilmektedir. Batı Trakya basın mensuplarına zaman zaman dini ve etnik nefret içeren saldırılar yapılmaktadır. Mesela gazeteci İbrahim Baltalıya mahkeme önünde saldırı olmuştur. Basın para cezaları ve saldırılar dışında ekonomik sıkıntılarla da mücadele etmektedir. Ekonomik sıkıntıdan birçok gazete kapanmıştır. Radyo ve televizyon istasyonları açılması zorlaştırılmış ruhsat ve izin verilmemektedir.

SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR ALANINDA YAŞANAN İHLALLER

Yunanistan’da, bir şekilde, ”asimilasyon” politikalarının uygulandığı bir alanda sosyal ve ekonomik alanda yapılan ihlallerdir. Türk azınlık, 1923’ten beri en yoğun ve sürekli ayrımcılığın yaşandığı alan sosyal ve ekonomik yaşam olmuştur. Birçok haksızlıklar bu durumu çekilmez hale getirmiş ve sosyal yaşamı bozmuştur. Çünkü batı Trakya Yunanistan’ın hem de AB’nin en fakir ve en geri kalmış bölgesidir. Türk azınlık bu bölgede geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Türk azınlığın %80’i kasıtlı olarak kırsal alanda yaşamaya mahkum edilmiştir. Türklerin toprakları kamulaştırılarak ellerinden alınmıştır. Yunan yönetimi toprak ve nüfus dengesini kendi lehine değiştirme amaçlı çalışmalar yapmaktadır. Bu bölgeye Rum nüfusu yerleştirmekte ve onlara ucuz ve uzun vadeli krediler vererek Türk topraklarını almaları özendirilmektedir. Batı Trakya’da Türk vakıfları ve diğer taşınmazlar önemli bir sıkıntı halindedir. Bu vakıflar Batı Trakya da bulunan azınlıkların cami ve okulların masraflarını karşılamak üzere bağışlanmış hem taşınmaz mallar hem de vakıflardır. Yunan yönetimi vakıflar ve bu taşınmaz mallarla ilgili düzeni bozmuş, azınlığın vakıflar üzerindeki “idari özerklik” hakkını elinden almış ve ihlal etmiştir. Normalde vakıf malları satılmaz ancak bu maddeyi de ihlal etmişler vakıfları ve taşınmazları satmıştır. Bu ihlaller ulusal arası hukuka, azınlık haklarına ve Lozan antlaşmasına uymadığı gibi; sonradan imzalanan birçok sözleşme ve protokolleri de yok saymaktadır. Türkiye tek taraflı olarak; mütekabiliyet esasına uymadan Türkiye’deki azınlıkların vakıf mallarını ve diğer taşınmazlarını tapularıyla birlikte azınlıklara teslim etmiş olmasına rağmen, yunan yönetimi bu konuda bir adım dahi atmamıştır. Yunanistan kendi atadığı müftüler ve vakıf idare heyetleri eliyle azınlık vakıfları üzerinde tam bir denetim kurmuş şeffaf davranmayı yasaklamıştır. Sosyal ve ekonomik alanda şu çarpıcı hak ihlalleri olmuştur. 1978’de Gümülcine ‘de Türk azınlığın 4000 dönüm toprağı kamulaştırılmıştır. İskeçe’nin inhanlı köyünde 3200 dönüm arazi kamulaştırılarak 100 Türk ailesi Topraksız bırakılmıştır. Yine 1984’te 7000 dönüm Türk azınlığı arazisi cezaevi için kamulaştırılmıştır. Bunlara birçok mahallede Türklere ait evlerin yıkılması, camilerin yok edilmesi ve toprak reformlarının Türkler aleyhine yapılması ilave edildiğinde tam bir sosyal ve ekonomik soykırımı yapılmaktadır.  Türk azınlık ev yapamaz, evini tamir edemez, mezar yeri alamaz durumdadır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI