bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


Semih Karakoç

facebook-paylas
AŞICI GELDİ HANIM...
Tarih: 30-11-2020 13:18:00 Güncelleme: 30-11-2020 13:18:00


Siz hiç çocukken aşıdan kaçıp bir yerlere saklandınız mı? Ben hayal meyal okula aşı için gelen sağlıkçılardan camdan atlayarak arkama bakmadan kaçtığımı hatırlıyorum. Üstelik beni bulan öğretmenime de “sus işareti” yaptığımı… Bu konuyu emin olun “endişe” içerisinde yazıyorum.

Konu: Hangi aşı nedir? Covid-19 virüsü ve bu virüs için geliştirilen aşılar hakkında kişisel düşüncelerimi biliyorsunuz. Özetle: Doğal olmayan, doğal davranmayan bir virüs salgını, bu salgının insanlık üzerinde meydana getirdiği ekonomik, sosyal, politik kaos ortamı ve yine alışılmadık bir şekilde hızlıca gündeme gelen “aşılar.” Hiç birisi “hayatın doğal akışı” ile uyumlu değil. Doğal olmayan, anormal bir ortamda, ortamın şart ve unsurlarını normal olarak tanımlamak, anlamak ve anlatmak gerçekten çok zor.Ama imkânsız değil.

Yaşadığımız günler,

Aklıma işleri kesat giden camcının, oğluna mahalledeki pencerelere taş attırması hikâyesini getiriyor ama neyse… Elimden geldiği kadar Covid-19 veya diğer adı ile SARS Cov-2 için geliştirilen aşılar hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Her bir aşı ile ilgili kapsamlı bilgi için İstanbul telefon rehberi kalınlığında kitap bilgisi olduğunu hatırlatayım. Ben olabildiğince basit ve anlaşılır bir şekilde birkaç cümle ile işi özetleme niyetindeyim.

Marka ve üretici firma ismi vermeme gerek yok. Kısa süre içerisinde tanışacağımız bu dört aşıyı biz ülke isimleri ile tanıyacağız ve tanımlayacağız. Çin aşısı, Rus aşısı, Alman aşısı ve Amerikan aşısı olarak benimseyeceğiz. Bu aşılardan biri “geleneksel” yöntemler ile üretildi. Çin aşısı  “geleneksel” aşı teknolojilerine sahip. Rus aşısı da nispeten “geleneksel” sayılabilir.  Çünkü o da daha önce defalarca aşı yapımında kullanılmış bir teknoloji barındırıyor. Ne demek geleneksel? Yani daha önce başka hastalıklara karşı geliştirilmiş aşı teknolojileri içeren aşılar.

 Çin aşısı:

Hastalık yapma yetenekleri ellerinden alınmış Corona virüslerinden oluşur. Bu aşı; İn aktive edilmiş, ölü, üreme ve hastalık yapma kabiliyeti elinden alınmış Covid-19 virüs cesetlerinden ibarettir. Bu etkisizleştirilmiş virüsler, adeta vücudumuzun savunma sistemi için bir tatbikat ortamı yaratır.  Ağır yaralı veya ölü düşman askerlerinin askeri üslere getirilmesi gibi bir olaydır.  Vücudumuzun askerleri bu sayede hem düşmanı tanır, hem tedbir alır, hem de nasıl savaşacağını öğrenir. Bilinen en kadim, en geleneksel, en klasik aşı üretim yöntemlerinden biridir. Kuduz, Çocuk Felci, Hepatit B, İnfluenza A ve B aşıları bu teknoloji ile üretilir.

Avantajları:

Kolay ve ucuz yolla bol miktarda üretilebilirler.  Diğer aşılara göre basit ve uzun süreli stok ve saklama olanağı vardır. Tek başlarına diğer aşılarda olduğu gibi genetik yapıyı bozma, kanser oluşturma veya bağışıklık sistemi hastalıklarına yol açma riski yoktur.

Dezavantajları:

Oluşturdukları bağışıklık kısa sürelidir.  Yeterli bağışıklık sağlamak için, yüksek dozlarda en az iki veya üç aşılama gerektirir,Aşı bölgesinde kızarma, şişme gibi veya tüm vücutta alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Virüsler yeterli derecede etkisizleştirilememiş ise gerçek hastalığa sebep olabilir.   Yani aşı yolu ile hastalık kapma ihtimali vardır.  Ve en önemlisi aşının etkisini arttırmak için kullanılan ek maddeler (Adjuvant) içeriyorsa bu maddelerin ciddi yan etkileri olabilir.  Aşı karşıtları özellikle bu “adjuvant” maddelerin yan etkilerinden endişe ederler.

Rus aşısı: 

Nispeten eski bir teknolojidir.  Günümüzde bazı kanser aşılarında da bu teknoloji kullanılır.

İnsan vücudunda, vücut içinde uyum içerisinde yaşayan, zararsız bir virüs alınır.  Bu virüse Corona virüsü maskesi takılır. (Corona virüs ’ünün bir gen parçası bu zararsız virüs ’ün genine eklenir.) Ve vücuda zerk edilir.  Bu zararsız virüs gider vücudun garnizonlarının (savunma hücrelerinin) içine girer.  Ama maskesi nedeni ile düşman zannedilir.  Vücudun askerleri düşmanı böylelikle tanır, ona karşı tedbir alır, saldırıya uğradıklarını zannedip silah geliştirir.  Zararsız bir virüs olduğu için kendisi hastalık yapmaz ama çevreyi uyarır. Yani bu aşı mesaj taşıyan, düşmanı tanımlayan ve ona karşı önlem alınmasını sağlayan bir haberci, birUlak’tan ibarettir. (vektör).  Aşı vurulur vurulmaz bu ulaklar vücudun garnizonlarına gider ve durumu iletir. Normalde bu tip aşılar tek doz yapılır. Ancak,

Ruslar iki farklı “ulak” kullanmışlar. İlk dozda ulaklardan birisi yola çıkıyor, ikinci doz da ikincisi. Bu uygulamanın aşının etkisini daha da arttırdığı görüşündeler. Bu yüzden Rus aşısı da Çin aşısı gibi iki doz uygulanır.

Avantajı:

Nispeten ucuz ve bol miktarda üretilebilir.  Küçük dozlar ile kuvvetli, uzun süreli, bazen kalıcı bağışıklık sağlayabilir.  Hem hücresel hem antikor düzeyinde bağışıklık geliştirir.

Dezavantajları:

Savunma hücreleri, ulağın mesajını yanlış okurlarsa savunma sisteminin vücudun dost hücrelerine saldırması gibi bir risk var.  Ayrıca gen kodlamaları üzerinden yürüyen bu tip mekanizmaların kanser hücresi üretiminde artışa sebep olması gibi de bir risk var. Bu iki konu günümüzde hala bilim çevreleri tarafından tartışılır. Bu tip aşıların bir handikabı da:  Daha önce Corona geçirdiyseniz ulak daha garnizona girmeden düşman zannedilip öldürüleceği için hiçbir faydası olmayabilir. Rus aşısı üzerinde yeterince çalışma yapılmadığı ve şeffaf bilgi aktarımı olmadığı yönünde eleştiriler var.

Yeni teknolojilerin kullanıldığı iki aşı: Alman ve Amerikan aşısı.

Bu iki aşı Rus aşısından farklı olarak doğrudan mesajı gönderiyor bünyeye. Yani ulak, mesajcı falan kullanmıyor. Covid-19 ‘a ait bir şifre kodunu  (mRNA) doğrudan savunma hücrelerine yolluyor.

Bu mesaj düşmanı (düşmanın bir uzvunu) tanımlıyor ve düşmana karşı hızlı ve etkili silah (antikor) üretimine sebep oluyor. Dediğim gibi yeni bir teknoloji. Daha önce denenmedi. Orta ve uzun vadeli yan etkileri bilinmiyor. Ancak doğrudan genler üzerinde çalıştığı için temel endişe kansere yol açabilmesi, bağışıklık sistemi hastalıklarını ilerletmesi veya başlatması. Aşı karşıtları bu tip teknolojiler üzerinden tüm vücutta kalıcı patolojilerin oluşabileceği konusunda endişeli. Kanser ve otoimmun hastalıklar dışında, kısırlık, patolojinin bir sonraki nesile genler vasıtası ile aktarılması gibi korku ve uyarıları var.  Haklılar… Teorik olarak bu endişe sebeplerini gerçekleşmesi mümkün. İş tamamen bu tip aşıları geliştiren kurumların vicdanına kalmış durumda. Yani bu teknoloji ile kötü niyetli her tür senaryo gerçekleştirilebilir. Hâsılı benim nazarımda en tekinsiz iki aşı. Alman ve Amerikan aşısı.  Diğer ikisinin yani Çin ve Rus aşısının en azından ne olup ne olmadığı belli.  Umarım hiç biriniz aşı olmak zorunda kalmazsınız.

Güzel toplum ahlaklı insanlar; bir süredir toplum içinde karşılaştığım ve dürüst yaşam felsefesini kendine şiar edinmiş insanlarımızın isimlerini köşemde yazmaktayım. Yaşam içinde yolumuz bu sefer sanayi sitesine düştü. İşlerini dürüstlük ve ahlak normları içinde yapmaya çalışan ustalar; Necati Yakışan, Mustafa Gürbüz ve Mehmet Yıldırım beylere, uzun zamandır görüşme fırsatı bulamadığım, kitaplarımın sanata dönüşmesinde grafik bilgisi ile şahsıma her daim yardımcı olmuş ve olacak Sayın Didem Aydın hanıma, teşekkürlerimizi sunarız. Hoşça kalın erenler….





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI