Bugun...


Tahir Keskinkılıç

facebook-paylas
NEDEN BU TAHAMMÜLSÜZLÜK?
Tarih: 23-04-2019 10:57:00 Güncelleme: 23-04-2019 10:57:00


Neden bu tahammülsüzlük? Ötekileştirme ahlakının kaynağı iktidarın sağladığı nimetlerin kaybına dair yaşanan kaygı mıdır?

Temsili demokrasi inancının temelinde yer alan seçilmişe saygı söylemi Ak Parti seçmenin bir dönem en sık kullandığı ifade değil miydi?

Demokrasi söylemleri ve tanımı  kaybetme hırsı ile anlamını yitirmeden, ortaya çıkan siyasi tabloya duyacağımız  hoşgörü, bugün en çok duyduğumuz toplumsal uzlaşının sağlanmasının fırsatı neden olmasın?

Seçim bir yarış ise bu yarışın kaybedeni Ak parti ise  bunların sebepleri üzerinde durulması gereken yerde en üst yetkili ağızlardan ötekileştiren söylemlerin arka arkaya sıralanması seçmenin Ak partiye oy vermeme sebeplerini çoğaltmaktan ve seçmen refleksini haklı göstermekten başka hangi amaca hizmet edecek?

Yola çıkılan 15 sene önceki hasbi niyet ve halin dünyevi iktidar hırsı ve kazanımlarına terk edildiği gerçeğini bu toplum sizce  okumadı mı?

Milletin desteği ile sağlanan gücün; aile, hemşeri ve dahası bölgesel milliyetçiliğe doğru evrildiği açık değil miydi?

Devletin  kurum ve kuruluşlarında  var olan liyakatsizliğin sebepleri ile ilgilenme yerine bana dokunulmasın gerisi mühim değil gibi bir ahlaki sorunu normal gösteren bir anlayışa bunca zaman neden tek bir kelime edilmedi?

Damat olma ve egosu ile toplumun her kesimine itici gelen bir kimliğin ısrarla pozisyonunu koruması pahasına bu milletin evlatlarının ekonomik geleceği ile oynanmasına sessiz kalınması ne kadar doğru idi?

Müslümanca bir hassasiyetin sesi olduğuna inanılan bir hareket; liyakatin yok edildiği, adam kayırmacılığın had safhaya ulaştığı, haram ve helal arasındaki çizginin yok olduğu, rantiyeciliğinin zirve yaptığı,elde etme hırsı ile her şeyin meşru sayıldığı bir anlayışa doğru bir kayma yaşadı ise bunun sorgulanması olmamalı mı?

İslami hassasiyetleri olan kimliklerin bunca  yanlışlara tek kelime etmeden, bunlara  engel olma eğilimi göstermeden,hataları bizim mahalle anlayışı ile hazmetmeleri,  güce dair elde ettiklerinin korunması pahasına pozisyon kaybetmemek için sessiz kalmalarının ne kadar derin bir ahlaki sorun olduğu gerçeği bugün yüzümüze vurulmadı mı?

15 yılda yaratılan haramzade, nobran, hoşgörüsüz, güce tapan Müslüman tipinin sonradan sahip  olduğu ahlaki eğilimleri nedeni ile bu hareketin ne kadar yara aldığı açık değil midir?

Ak Parti burjivazisi kendi yarattığı bu tablonun faturasını millete ödetmeden önce aynaya bakma erdemini göstermeyi bilmelidir

Milletin vermiş olduğu bu ince ayara duyarsız kalarak ötekileştiren her tutumun  Ak Parti’ye dair çöküşü hızlandıracağı unutulmamalıdır.

Toplum; gergin bir dilin muhatabı olmaktan yorulduğunu, hafif yükselen bir ses ve nezaket ile ortaya koymuş ise bu mesajı dikkate almadan daha çok bağırmanın işe yaramayacağı bilinmelidir.

Devlet kurum ve kuruluşları hiçbir ailenin ve bazı ailevi hırsların hakimiyet ve tekelinde olamaz. Devleti, şahsi hırslara aracı ederek toplumsal uzlaşıya dair yükselen sesi duymamak bu topluma karşı gösterilecek en büyük vefasızlık olacaktır..





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI