bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort antalya escort diyarbakır escort
istanbul escort bayan , escort bayan istanbul , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort , sakarya escort escort sakarya
Bugun...


Veysel Ekinci

facebook-paylas
BİRAZ YERLİ OLMAK ÇOK MU LÜKS SİZE?
Tarih: 21-10-2019 01:32:00 Güncelleme: 21-10-2019 01:32:00


Bir devlet olarak silah, ekonomi, teknoloji , insan gücü vb. yönünden kapasiteniz belli. Etki gücünüz, imkân ölçünüz, destekçiniz, düşmanınız ve sizi yüz üstü bırakacaklar da biliniyor.

Derdimiz dış düşmanlar değil, sivil  iç  ihanet  güruhu maalesef.Asıl kahreden ve azmimizi kıran  da bu.

Ülkenize direkt  tehdit var. Sınırınızda terör devleti kurulmaya çalışılıyor. Teröristler  sürekli  ülkenize saldırıyor. Bundan dolayı ülkenin huzuru bozuluyor, ekonomisi  yavaşlıyor.

Suriye gibi, bir despot devlet idaresi, kendi halkını katlediyor, sürüyor, bombalıyor. Bu halk da doğal olarak en yakın sınır komşusu olan, erdemli, asil Türk milletine sığınıyor. Suriyeli bu insanlar zamanla ülkede  sıkıntı oluyor. Yeme ,içme, barınma, eğitim, sağlık, asayiş  yönünden,devletimiz yapabildiği azami gayreti gösteriyor.

Ama  asıl hedef bu insanların kendi vatanlarına dönmeleridir. Suriye’nin kuzeyinde güvenli bir bölge oluşturup, sığınmacıları göndermek, hem de terör devletini kurdurmamak için elinden gelen tüm diplomatik çabaları  sarfetti. Çıkarı  için buraya gelenler, gözü dönmüş  yaratıklar asla  anlaşmaya yaklaşmadılar.

En acısı ; kendi halkını katleden bir devlet başkanının, kukla durumuna düşüp, gücünü sadece  yerli halka karşı  kullanma cesaretidir.

Hala zırvalıyorlar, Esat’la   masaya oturmalıyız diye. Esat’ın gücü ve otoritesi  ne ki? Ülkesinin üçte birini Ypg- Abd  ortaklığına kaptırmış. Diğer yarısı İran’ın, diğer bir yarısı da Rusya’nın işgali altında. Golon  Tepesi  taraflarını da İsrail ilhak etmiştir.

Bu durumda hiçbir etkisi ve etkinliği olmayan  kukla ile, ne masasına oturacaksın? Neyi kalmış? Dedik ya, sadece Türkiye’ye ve kendi halkına diş  gösterebiliyor.

Gelelim can alıcı noktaya: Dedik, ülkemizin ekonomik, siyasi, askeri gücü belli.Coğrafyanın kırılgan olduğu da ortada. Her taraf baykuşlar ve leş kargaları  tarafından işgal edilmiş. Devlet yöneticilerimiz her türlü ihtimali düşünmüşlerdir. Son kertede müdahale etmeye karar verdiler.Askerimizle, silahlarımızla,  teknolojimizle, imanımızla, kararlılığımızla destan yazdık.

Bu aşamadan sonra,  başta Abd olmak üzere hiçbir devleti dinlemedik. ‘’Ya olacağız, ya öleceğiz’’ parolasıyla meydana çıktık. Hamdolsun, hiçbir  tehdide  boyun eğmeden başarılar elde ettik.

Bu harekatta dünyanın nasıl birlik olup, ülkemize saldırdıklarını  gördük.Din kardeşlerimiz dediklerimizin hainliklerini de gördük, bir avuç dostumuzu da…

Bu mücadele sonunda  başta  Abd olmak üzere, emperyalist güçlerin tehditleri ile  baş başa kaldık. Abd, deli koyuna döndü.Âdeta çıldırıyordu. En saygısız  tehditlere başvurdu. Boyun eğmeyen kararlı ve imanlı bir duruş  karşısında geri adım attı.Dünyada eşi benzeri görülmemiş  bir panikle, ülkemize anlaşmaya geldiler. En üst düzey yetkililerle anlaşma sağlandı. Ülkemizin istediği her şartı kabul ettiler.

Evet bu anlaşma, devletler arasında yazıyla olur ve taraflar imzalar.Uyulup uyulmadığını göreceğiz. Tedbir olarak da ordumuz çekilmiyor, sadece ara veriyor. Zaten 32 km’lik  güvenli bölge ötesine çekilmeye başladılar.

Gücümüz belli, etkimiz belli, cesaretimiz belli, ekonomimiz belli.Bu şartlarda mücadele ettik. Ne yazık ki ülkemdeki bildik vatansızlar bundan da memnun olmadılar. Daha önce niye savaşıyoruz diyenler, şimdi  niye anlaştık diyorlar. Oysa  onurlu bir sulh savaştan hayırlıdır.

İç hainlere inat gururluyuz ve  bu büyük zaferle övünebiliriz.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI