Bugun...


Veysel Ekinci

facebook-paylas
DOĞU AKDENİZ’DE NELER OLUYOR?
Tarih: 07-12-2019 17:29:00 Güncelleme: 07-12-2019 17:29:00


                               

     Tüm dünyanın gözünü diktiği Doğu Akdeniz’de neler oluyor? Niçin oluyor? Kimler var? Enine boyuna araştırarak, sade bir şekilde  anlatalım.

   Kısa bir tarihi  bilgi vermek gerekirse: 1982 yılında Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşmeye göre; Denize kıyısı olan ülkeler ‘’Münhasır Ekonomik Bölge’’ ilan edebileceklerdi.

   Münhasır Ekonomik Bölge: Bir ülkenin kıyısından, 200 deniz mili mesafeye kadar olan bölgede(Yaklaşık 370 km) suyun üstünden, altından, toprak kısmın altından, canlı, cansız varlıklardan, rüzgar enerjisinden,ve  yapay adalardan faydalanma hakkını veriyor.

   Doğal olarak, bir ülkenin 200 metre kadar olan derinliğin devam ettiği yer ‘’Kıta Sahanlığı’’ olarak belirleniyor. Münhasır Ekonomik Bölge kıta sahanlığını da kapsar. Bu bölge, hükümetlerin onayı ile,  birleşmiş milletlere bildirildikten sonra ilan edilmek zorundadır.Bildirilmeden harekete geçmek mümkün değildir.

   Devletler, bu alandan tek tek yararlandığı gibi, diğer sahildar devletlerle de ortak hareket edebiliyorlar.Yunanistan, Mısır, İsrail,Güney Kıbrıs ve Lübnan bu bölgede, Türkiye’yi dışlayarak  ortak hareket ediyorlardı. Daha  Batı tarafta olan Yunanistan, doğu bölgelerine de müdahale edip, Güney Kıbrıs’ın hamisi olarak davranıyor. Yunanistan ve  İsrail, Libya’nın Münhasır alanlarını işgal etmişlerdi.

   Türkiye;’nin  belirli bir kara toprağının tam karşısında Libya kara toprağı vardır. Bu mesafe yaklaşık 400 mildir. 200 mili Türkiye’ye , diğer  yarısı da Libyaya aittir. Karşılıklı  Münhasır deniz sınırlarını birleştirdiklerinde tam ortada burası kapanıyor. Bu bölgenin  imkanlarından sadece Türkiye ve Libya faydalanabilecek. Bu anlaşmayı her iki ülke de ilan ettiler.

  Bu ülkeler, hatta sınırı olmayıp burada pay almaya çalışan diğer devletler bile, bu hamle karşısında şaşırıp , şaşkına döndüler.Engel çıkarma manevralarına başladılar. Bilindiği gibi, Libya’da  yönetim  üçe bölünmüştü. Türkiye, Birleşmiş  Milletler’de, Ülkenin yasal temsilcisi olan yönetimle  anlaştı. Yunanistan da karşıt hamle yaparak, diğer muhalif grupla böyle bir anlaşma yoluna gitti.

   Türkiye, tabiri caizse ölüm kalım savaşı veriyor. Suriye’de olduğu gibi,burada da yedi düvelle savaşıyor.Allah’a hamdolsun ki, teknolojimiz var. Gerek sismik arama, gerek sondaj ve gerekse koruma amaçlı gemilerimiz, son teknoloji ile görevlerinin başındadırlar.

     Asıl önemi haiz olan; başta sayın Erdoğan , hükümet yetkilileri, askerler ve bürokratların  cesareti ve eşgüdümüdür. Öyle ya , at sahibine göre kişniyordu.

   Aslında ,Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenen, İsrail ve ABD’ye bağlı  uydu bir Kürt  devleti, bu amaç için planlanmıştı. Yani Doğu Akdeniz’e bağlantı kurmak ve bu bölgenin doğal zenginliklerine ulaşmak hedeflenmişti.

   Bunların planı belki de yüz yıla dayanıyordu. Öte yandan, Rus Çarı Petro zamanından itibaren, Rusya’nın da Ak Deniz yoluyla  sıcak denizlere inme planı vardı. Maalesef, bu hedeflerini gerçekleştirdiler ve bu bölgeye, bir daha çıkmamak üzere konuşlandılar.

  Nasıl ki, Türkiye tarafından, bu Kürt koridorunun birkaç yerinden, kalbine hançerler saplanıp, bu emeller suya düşürüldü ise, Doğu Akdeniz’de de,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile  anlaşarak ikinci bir hançer saplanmış oldu.

   İnşallah yakın bir zamanda ülkemizin yüzü gülecek ,  Petrol ve doğalgaz konusunda dışa bağımlılığımız ortadan kalkacaktır. Böylece daha müreffeh ve güçlü bir ülke olacağız.

  Başarılarda imzaları olanlara sonsuz teşekkür borçluyuz.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

GAZETEMİZ

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI