1 MAYIS / ALINTERİNE SAYGI

Bugün 1 Mayıs. Emek ve işçilerin bayramı. Bugün alın teri dökenlerin bayramı. Bugün bir günlüğünde olsa derdi ekmek olan gecesini gündüzüne katan dur durak bilmeden çalışan işçilerin bayramı. Kolay elde edilmedi bu bayram. Kendimi bildim bileli her 1 Mayıs ta sendikalar Taksim’de toplanır seslerini hükümete, işverenlere duyurmaya çalışırdı. Kolay olmadı. Zaman zaman yasaklar, itişmeler,gazlar tutuklanmalar […]

Yayınlama: 01.05.2023
A+
A-

Bugün 1 Mayıs. Emek ve işçilerin bayramı. Bugün alın teri dökenlerin bayramı. Bugün bir günlüğünde olsa derdi ekmek olan gecesini gündüzüne katan dur durak bilmeden çalışan işçilerin bayramı.

Kolay elde edilmedi bu bayram. Kendimi bildim bileli her 1 Mayıs ta sendikalar Taksim’de toplanır seslerini hükümete, işverenlere duyurmaya çalışırdı. Kolay olmadı. Zaman zaman yasaklar, itişmeler,gazlar tutuklanmalar birbirini izledi.

Ülkemizde 1 Mayıs; sözüm ona otoriter(!) AKP hükümeti zamanında 2009’da Emek ve dayanışma günü/işçi bayramı olarak ilan edilmiş resmi tatiller arasına girmiştir. Dolayısıyla emek eden, destekveren, yasalaştıran herkese teşekkür ediyorum.

Emek,alınteri ebetteki kutsaldır. Bunun yerlisi, yabancısı siyahı, beyazı, kölesi, genci, yaşlısı, kadını,erkeği olamaz. Hak haktır ve hak kutsaldır. Hele bu hak başkaları tarafından gasp ediliyorsa sömürülüyorsa buna asla müsaade edilmemeli. Hak, hukuk,adalet,eşitlik,emek, özgürlük gibi kavramlar tüm insanlık için ortak değerdir. Kendini farklı isim ve kimliklerle konumlandıran (sosyalist,kominist,Maucular, Leninler, Devrimciler,Marksister) in bu kavramları savundukları, dillendirdikleri kadar Müslümanlarında savunma hakkı vardır.

Siyahla beyazı aynı masaya oturtan bu hak mücadelesidir. İnsanı yücelten bu onurlu değerlere sahip çıkmasıdır. Aksi takdirde ezilen horlanan, dışlanan sömürülen silik bir kişi olur. Ne diyordu şeyh Edebali: Ey oğul! “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”!

Orta çağ Avrupa’sında derebeylikler, feodalite (köylüler, şehirliler, işçiler, burjuvalılar) varken, Hindistan’da adına kast sistemi denilen bir yönetim varmış. Aynı şekilde İslam öncesi Arap toplumu arasında da kölelik düzeni hakimmiş. İslam ve gönderilen son peygamber Hz. Muhammed (sav) insanlar arasında ki bu sınıf farkını kaldırmış, köleleri özgürleştirmiş. İşçiye değer vermiş.

Çalışanın hakkını, ücretini alın teri kurumadan verilmesini tavsiye etmiştir. “Çalıştırdığınıza yediğinizden yedirin, Allah, işçisinin hakkını ödemeyenin hasmıdır, zenginin borcunu geciktirmesi zulümdür” gibi ilkeler işçiyle işveren, emekle alın terine dikkat çekmektedir.

1 MAYISIN TARİHÇESİ

ABD’de beyazların siyahlara hiç tahammülü yoktu. Öyle ki aynı otobüste bile yolculuk yapmak istemiyorlardı .Kader bu ya! İki farklı kesimi aynı davada birleştirir. Buna kimseler itiraz etmez. Dava aynı, hedef aynı, eylem aynıdır. Yani iki kesim de sömürülmekten ve çok çalışmaktan yorulmuştur.

Öğle ki haftada 6 gün, günde 12 saat çalışan bu insanlar haklı olarak iş sürelerinin 8 saate indirilmesini talep etmişler ve iş bırakmışlar.1886 da ABD’ de kitlesel bir eylem yapmışlar. Ardından bir kaç yıl sonra 1889 da Fransa da toplanan sosyalist işçi temsilcilerinden birinin teklifiyle 1 Mayıs “Emek,dayanışma,birlik ve mücadele günü” olarak kutlanılması kabul edilmiş. Bu güne kadar Uluslararası çoğu devlet bu uygulamayı onaylamıştır.

TÜRKİYE DE 1 MAYIS

1 Mayıs Taksim olayları benim doğduğum yıllara/ 77’lere tekabül eder.O karanlık yıllarda sendikal haklar ve işçi hakları savunucuları 1 Mayısı anmak için Taksim de toplanmak ister. Ancak ortam kalabalık ve gergindir. Her dönemde olduğu gibi ülkeyi yönetmeye talip olanlar cumhuriyetçiler ve dindar, muhafazakâr, milliyetçi kesimdir. O yıllar art arda seçimler yapılmış hiç kimse hükümeti tek başına kurma şansını elde edememiş. Özellikle 70 ve 80’li yıllar iç çekişmelerle,krizlerle koalisyonlarla geçmiş.

Ecevit, kendi adıyla müsemma olan hükümeti Erbakan’la (CHP+MNP) koalisyonunu kurmuş. Ardından Demirel; Erbakan ve Türkeş’le Milliyetçi cephe hükümetini (AP+MSP+MHP) kurmuş.

1 MAYISI KİM YASAKLADI?

Evet, uzun bir süre yasaklanan Taksim meydanına 76 ve 77 yıllarında yeniden izin verilmiş. Dönemin güçlü ve etkili sendikalarından DİSK (Devrimci işçi sendikası) öncülüğünde taksimde 1 Mayıs kutlamaları yapılmış. O gün çıkacak olaylar ülkedeki yeni kaosların yeni gelişmelerin habercisiydi âdeta.

Tam 34 kişi ölmüş. Kimi izdiham nedeniyle kimi bilinmez bir el tarafından vurularak. 1980 olayların sağ- sol mücadelesine evirildiği giderek kaos ve kargaşanın hüküm süreceği bahane edilerek dönemin hükümeti istifaya zorlanmış, ardından askeri darbeyle Taksim eylemleri tümden yasaklamış.

Tarihe kanlı ve karanlık 1 Mayıs olarak geçen olaylar hakikaten ifade edildiği gibi karanlıkta kalmış bir türlü failleri bulunamamıştır. Tıpkı Büyük Birlik Partisi genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu gibi. Yıllar geçmesine rağmen hâlâ muamma(!)

Namusuyla onuruyla çalışan rızık peşinde koşanlara selam olsun.1 Mayıs Emek dayanışma ve işçi bayramınız kutlu olsun.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.